Her şeyin kusursuz görünmeye çalıştığı bir zamanda, biz biraz daha ham olanın peşinden gittik.
Sokakta gördüğümüz insanlardan, sabah içtiğimiz kahveden, eski fotoğraflardan, müzikten, şehirden ve bazen hiçbir anlamı yokmuş gibi görünen küçük detaylardan beslendik.
İlk RAAW drop’u tek bir tema etrafında tasarlanmadı. Çünkü RAAW da tek bir yere ait değil.
Bir gün şehrin ortasında, bir gün eski bir kahve dükkânında, başka bir gün hiç beklemediğin bir yerde karşına çıkabilir.
Her tasarımın kendi karakteri var. Ama hepsinin çıkış noktası aynı:
Fazla düzeltme. Fazla düşünme. Olduğu gibi bırak.
Unprocessed. Unfiltered. RAAW.